İNSAN DOĞASINDAN KAYNAKLANAN BİR HAK: UNUTULMA HAKKI

Teknolojinin gelişmesi ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte kişisel verilerin kaydedilmesi ve saklanması kolaylaştı. Özellikle online alışverişlerde ve sitelerin çerez kullanımına izin verildiği hallerde, pek çok kişisel veri depolanabilir hale geldi.

Kişisel verilerin depolanması sonucunda, arama motorunda belli bir kişiye ilişkin arama yapıldığında, önceden paylaşılan verilere ulaşılması kolaylaştı. Hatta o kişi ile doğrudan ilgili olmayan, yahut güncelliğini kaybetmiş pek çok bilgi, o kişinin itibarını zedeleyecek nitelikte olsa da arama sonuçlarında çıkmaya devam etti.

Halbuki insan beyni kendini sürekli olarak yenileyen bir yapıya sahiptir. Günlük rutinlerine göre bazı bilgileri şekillendirip hatırlarken, alışkanlıkları dışında kalan ve o an için kayda değer bir his taşımayan bilgileri, bir süre sonra karıştırmaya başlar. Siler ve anımsamaz. Beynimizin böyle işlediği düşünüldüğünde, bazı bilgileri hatırlarken bazılarını da unutmak için tasarlandığımız açıktır.

Unutmak insanın yaratılışından kaynaklanır. Doğal bir süreçtir. O halde bilgilerin internette kalıcı olarak ulaşılabilir olması,  internette paylaşılan kişisel verilerimize yönelik unutmayı ve unutulmayı isteme hakkımızın bulunması, unutma yetimizin doğal bir sonucudur.

Şekil 1: Bir haftadan kısa sürede öğrendiklerimizin sadece %25’ini hatırlarız.

Yukarıda da ele alındığı üzere, unutulma hakkı insanın kendi doğasından kaynaklanan bir haktır. İnternet üzerinde depolanan bilgilerin bir süre sonra hatırlanmamasını sağlamaya yöneliktir. Başka bir deyişle, kişisel verilerin unutulmasına ilişkin bir haktır. Unutulma hakkıyla devam etmeden önce, kişisel veri kavramına ve diğer haklara değinmek yerinde olacaktır.

İlk olarak, kişisel veri, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 3. maddesi uyarınca, kişinin kimliğini belirli veya belirlenebilir kılan, ona ait her türlü bilgiyi ifade eder. Kişisel veriler ancak gerektiğinde ve ölçülü olarak kullanılabilir (veri toplanabilir ve paylaşılabilir) ve saklanabilir (depolanabilir). Söz konusu verinin işlenme sebepleri ortadan kalkınca o verinin artık işlenmemesi, silinmesi gerekir. Bu yükümlülük de ortaya bir çeşit “veri sorumluluğu” çıkarır. Zira bir İnternet kullanıcısı, veriyi işleyen yahut paylaşan sorumludan kişisel verilerinin işlenip işlenmediğine, nasıl ve niçin işlendiğine dair bilgi talep edebilir. Verilerin haksız işlenmesinden doğan zararların giderilmesini isteyebilir. Tazminat hakkı da mevcuttur. Bu hakların yanında, kişinin unutulma hakkı da söz konusudur.

Unutulma hakkı, üstün bir kamu yararı bulunmadığı sürece, internette depolanan ve geçmişte yaşanmış olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkıdır.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile önem kazanan unutulma hakkına yönelik pek çok çalışma ve düzenleme yapılmıştır. Google, unutulma hakkına ilişkin istatistikleri yayınladı. Buna göre, en fazla özel şahıslar, en çok arama sonuçlarından unutulmayı talep etmektedir.

Şekil 2: Software Advice tarafından 500 ergin katılımcıya unutulma hakkının gerekliliği soruldu. %39’u herkesin bu hakka sahip olması gerektiğini savunurken, %18’i kamu yararı dolayısıyla verilerin kalıcı olması gerektiğini savundu.

Unutulma hakkının en bilindik örneği (her ne kadar unutulma hakkına ilişkin her eserde bu örneğin veriliyor olması, hakkın mantığıyla çelişmekte ise de), Mario Costeja Gonzalez adlı bir avukatın Google arama motorunda kendi ismiyle arama yapmasıyla ortaya çıktı. Costeja, bir İspanyol gazetesinin kendi borç durumunu gösteren haberinin kaldırılmasını talep etti. Savunmasında ise, tek bir başarısızlığının kariyerini tehdit etmesinin adaletsiz olduğunu öne sürdü. Ticari hayatın sıradan koşullarında unutulabilecek bir bilginin kendisine adeta bir etiket gibi yapıştığını açıkladı. Costeja hem haberi yapan gazeteye hem de Google’a haberin kaldırılması için başvurdu. Yerel mahkeme, gazete haberinin Çalışma Bakanlığının talimatı ile açık arttırmaya aleniyet sağladığını ileri sürdü ve gazeteyi sorumlu görmedi. Google ise söz konusu sorumluluktan kurtulmak adına, İspanya Yüksek Adalet Mahkemesi’ne başvurdu. Dava Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda temyiz edildi. Divan, kişilerin geçmişlerine ilişkin bilgilerin unutulmasını isteme hakları olduğuna ve

Costeja’nın kaldırılmasını talep ettiği bilgilerin arama motorunda çıkan yayınlardan kaldırılmasına hükmetti.

Bu kararın ışığında, aşağıdaki kriterler sağlandığı takdirde veri sahibi veriyi işleyene karşı unutulma hakkını kullanabilir:

  • Kamunun kişisel veriye erişmesinde üstün bir menfaat yoksa,
  • Kişisel verinin işlenmesi ifade özgürlüğü kapsamına girmiyorsa,
  • Kişisel veriler eksiksiz, geçerli, yasal olarak işlenmiş ve yayınlanmış olsa dahi veri sahipleri verilerin, işlenme amacını aştığı, kendileriyle ilgisiz olduğu, güncel olmadığı, tarihi, istatistiksel veya bilimsel amaçlarla tutulmaları zorunlu olmadığı halde, gereğinden fazla sürede sistemde tutulduğunu ileri sürerek silinmelerini talep edebilecektir.

“Bilimsel amaçla tutulması zorunlu bilgiler” ifadesi geniş yorumlanmamalıdır. Ülkemizden bir örnek verecek olursak, cinsel tacize uğramış bir kadının adının örnek göstermek amacıyla bir kitapta verilmesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmiştir. Zira bir kimsenin kişisel verisi bilimsel nitelikli bir çalışmada kullanılsa dahi, yukarıdaki kriterleri sağladığı takdirde ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemez. O kişinin özel hayatının gizliliği yine ağır basmaya devam edecektir.

Son olarak, unutulma hakkının mutlaka somut bir habere ilişkin olması gerekmez. Soyut, hiçbir dayanağı olmayan, rencide edici eleştiri ve ithamlar da unutulma hakkı kapsamındadır. Listelenen ölçütleri sağladığı takdirde kişi bu hakkını ileri sürebilecektir.

Özetle, özel hayatın gizliliğinin korunmasının, ifade özgürlüğünden ve kamu yararından ağır bastığı hallerde unutulma hakkı kullanılabilecektir. Unutulma hakkı, dijitalleşen dünyada kişisel verilere yönelik talep edilebilecek, insan doğasından kaynaklanan bir haktır.

Nur Sena Sevindi / Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi

KAYNAKÇA:

  • https://gdpr-info.eu/issues/right-to-be-forgotten/
  • Doğu, A. H. (Eylül 2016). Bilişim Hukuku, 34-53. Bursa: Ekin.
  • https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/internetten-unutulma-hakki-ve-icerigin-haberinkaldirilmasi.html
  • http://t24.com.tr/haber/unutulma-hakki-nedir-internette-mumkun-mu,386811
  • https://www.dunya.com/kose-yazisi/dijital-cagda-unutulma-hakki/36545
  • https://www.softwareadvice.com/security/industryview/right-to-be-forgotten-2014/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0